Yaşamım ve hobilerim

Java Fern

Bu yazı tarafından 28 Oca 2012 tarihinde Akvaryum, Tatlı Su bölümünde yayınlandı. 0 yorum aldı ve 8.528 defa okundu.

Biz akvaristler, Türkiye şartlarında istediğimiz her türlü bitkiye ulaşamasakta, ülkemizde her zaman bulunabilecek bitkilerden biri de Microsorium pteropus’dur. Akvaristler arasında Java Fern olarak bilinen bu bitki, su şartları konusunda fazla seçici olmadığından her türlü akvaryumda başarıyla barındırmak mümkündür.

Fiziksel Tanımı

Java fernin yaprakları genellikle koyu yeşildir. Yapraklar oldukça serttir ve yüzeyi pürüzlüdür. Yeşil renkli kalınca bir rizomdan çıkan lanset şeklindeki yapraklar 20-30 cm uzunluğu erişebilirler. Genellikle kuma tamamen gömülmeyen, kahverengi saçak şeklinde kökleri vardır. Yıllanmış bir java fernin kök ve rizom yapısı çok karışık olabilir. Rizomun üzerinden çıkan sık yapraklar ve saçak kökleri sayesinde bir çalı görümüne bürünebilirler.

Jave fernlerin dört adet varyetesi olduğu düşünülür. Bunlardan iki tanesi akvaryum ortamında Tropica firması tarafından üretilmiştir. Aslında, her iki türde, Tropica’nın büyük havuzlarında –kelimenin tam anlamıyla- ‘bulunmuştur’. Firma, başka bitkilerde yaptığı gibi, özel olarak bunları üretmeye çalışmamıştır. Bu yüzden, bu iki türün, farketmeden doğadan toplanıp bu havuzlara mı konulduğu yoksa havuzlarda kendiliğinden oluşan mutasyonlar mı olduğu tam olarak bilinememektedir. Bu varyeteler arasında en çok bilineni olan Microsorium pteropus var. ‘Windløv’ ‘un yapraklarının uçları  parmağa benzeyen parçalara bölünmüştür. Tropica firmasının bulduğu diğer bir varyete de Microsorium pteropus var. ‘Tropica’ olarak isimlendirilmiştir.  Eğer, ‘Windløv’ ve ‘Tropica’ doğada bulunan varyetelerse, bunların sayısının son derece az olduğunu ve sadece belirli bölgelerde bulunduklarını belirtmek gerekir. Java fernin daha dar ve küçük yapraklı olan başka bir varyetesi daha mevcuttur. Biz akvaristler ise daha çok, geniş ve büyük yapraklı olan dördüncü varyeteyi beslemekteyiz.

[nrelate-related]

Doğal Ortamı

Güneydoğu Asya kökenli olan bitki, bataklıkların ve nehir yataklarının çevresinde su dışında yetişir. Bazı bölgelere, bataklıpımsı orman tabanının tek hakimi olmuştur. Doğal ortamında daha çok, yosunlanmış kayalara tutunarak yaşar. Nehir yataklarınınn ve bataklıkların amfibik yaşamına çok iyi uyum sağlamıştır.

Java fernler, su şartları açısından pek seçici değildirler. pH değeri 5.0 ile 8.0 arasında değişen sularda yetişebilirler. Su sertliği açısından da 8dH ile 20dH gibi geniş bir aralıkta yaşayabilirler. Hatta, acısuda bile yetiştirilebilirler. Doğal ortamlarında genellikle ılık sularda bulunurlar. Ama yinede, su sıcaklğı açısından da pek seçici oldukları söylenemez.

 

Akvaryumda Bakım

 Java fernler akvaryum ortamında fazla ilgiye ihtiyaç duymazlar. Hatta, aynı akvaryumda bulununan diğer bitkilere gösterdiğiniz özen, aynı su koşullarında bulunduklarından, java fernlere fazla gelebilir. Bu anlamda, istedikleri tek şey, onların varlığını  unutmanızdır.

Akvaryumda ortamında başarılı olabilmek için Java fernler hakkında bilmemiz gereken ilk konu, köklerini kumdan besin almak için kullanmadıklarıdır. Besinleri daha çok sudan emerler. Bu yüzden, rizomu kesinlikle kuma gömülmemelidir. Diğer bitkiler için kuma yaptığınız gübreleme java fernleri rahatsız edebilir. Eğer akvaryumda yeteri kadar kaya varsa java fernleri akvaryum suyu içine bırakarak kendi kendine bir yere tutunmasını bekleyebiliriniz. Fazla uzun sürmeden, akıntının en uygun olduğu yeri bulup kolaylıkla tutunabilirler. Bu yolu seçmek istemiyorsanız, bir kütüğe ya da biçimi uygun olan bi kayaya bağlayarak zamanla oraya tutunmasını da sağlayabilirsiniz. Zaman içinde üzerinde bulundukları malzemeye o kadar sıkı tutunurlar ki, bitkinin yapraklarından tutup kaldırsanız, alttaki kayayı da beraberinde sürükleyebilir.

 

Kaya ya da kütüğe tuturmak istemiyorsanız, bu durumda rizomu kumun içinde bırakmayacak şekilde bitkinin kuma tutunmasını sağlayabilirsiniz.

Java fernler düşük ışıklarda bile büyüdükleri halde, yüksek ışıktan rahatsız olmazlar. Gerektiğinde günlerce karanlık ortamda bile hayatlarını sürdürebilirler fakat ışık yoğunluğu arttıkça daha kuvvetli bir yapıya sahip olurlar. Yine de, akvaryumunuzdaki büyük yapraklı bitkilerden dolayı tabana gelen ışık azalıyorsa ve elinizde ışığa daha muhtaç olan bitkiler varsa, gönül rahatlığıyla java fernelrinizi gölgede kalan kısımlara yerleştirebilirsiniz. Orada da mutlu olacaklardır.

Yüksek ışıkla birlikte CO2 takviyesi yapılmasında  fayda vardır. Karbondioksite tüm bitkilerin verdiği tepkiyi verirler: büyümeleri hızlanır ve yapraklarından görünür şekilde oksijen gazı salarlar. Bazı kaynaklar, CO2 takviyesi yapıldığında, aynı akvaryum ortamında bulunan bitkilerden, java fernlerin daha hızlı oksijen çıkışı yaptığını belirtmektedir.

 

Beslenmesini sudan karşıladığı için, su akıntısına ihtiyaçları vardır. Dış filtrelerin dönüş ucuna ya da iç filtrelerin yakınlarına yerleştirilmelidir. Böylece, yoğun yaprak yapısı sayesinde suyun hızını da yavaşlatırlar ve su akıntısının akvaryumu karıştırmasını engellerler.

 

Bu bitki su şartlarını o kadar önemsemez ki, çeşitli tecrübelerden sonra, en çok Afrika çiklitlerinin bitkiye pek elverişli olmayan su şartlarında başarılı olduğumu gördüm. Afrika çiklitleri yüksek pH değerlerine sahip su istediğinden karbondioksit seviyeleri çok düşük olur. Bu da bitki gelişimini sınırlar. Yine de küçük bir avuç dolusu olarak akvaryuma bıraktığım bitkinin sıkıştırılmış hacmi 2 yıl sonunda 35-40 litreye ulaşmıştı.

 

Java fernleri, sizin beğendiğiniz kadar balıklar da beğenecektir. Yoğun yaprak yapısı sayesinde küçük balıklar açısından bir saklanma alanı görevi görür. Ayrıca, karmaşık kök yapısı çöpcü balıklarının da (Corydoras sp.) hoşuna gitmektedir. Yine de java fernlerden belki de en çok çiklit (Cichlid) besleyenler hoşlanacaktır. Yaprakları sert ve tadı kötü olduğudan dolayı çiklitler bu bitkiye pek dokunmazlar. Afrika çiklitlerinin doğal dekorasyonu kaya olduğu için, kayaların üzerine tuturulacak olan java ferneler akvaryumunuzun görünümünü bir anda değiştirir. Ayrıca sık yavrulayan balıkların olduğu akvaryumlarda, yavrular için saklanma alanı görevi de görür.

 

Java fernleri acısu akvaryumlarında yetiştirmek te mümkündür fakat gelişim bellirgin ölçüde yavaşlamaktadır. Bazı kaynaklara göre su yoğunluğu 1.008 olan sularda yavaş gelişim gözelnirken; su yopunluğu 1.015 olan akvaryumlarda, bozulma olmamasına rağmen  gelişim gözlenmemiştir.

 

Java fernleri o kadar farklı koşullarda büyümek mümkündür ki, terraryum ya da paludaryum da dahi başarı sağlanabilir. Önemli olan köklerini ıslak ve ortamı nemli tutmaktır.

 

Üreme

Microsorium pteropus, gerçek bir ferndir ve eşeysiz ürerler. Doğal şartlarda sporlar oluşturarak üreme mümkünse de, akvaryum şartlarında bu mümkün olmamaktadır. Çünkü, sporlar havaya salınmak üzere yapılır fakat su altında genellikle vegetatif üreme söz konusudur. Gelişmiş yaprakların yüzeyine yapışık olarak yetişen yavrular kök ve yaprak geliştirirler. Bu yavrular zaman içinde kendiliğinden ana bitkiden ayrılarak su içinde tutunabilecekleri bir bölgeye doğru sürüklenirler. Tutundukları yerde gelişerek yeni yavrular üretirler. Akvaristin sabırsız davranıp, ayrılmaya hazır olmayan yavru bitkileri, ana bitkiden ayırmaya çalışmaması gerekir. Aksi halde yavruya zarar vermek mümkündür.

 

Uygun koşullar sağlandığında, rizomdan çıkan tüysü kökler üzerinde de yavru bitkiler oluşabilir. Ayrıca zamanla siyah-kahverengine dönen yaprakları sudan uzaklaştırmakta çok aceleci davranmayın. Genellikle bu  yapraklarda bile yavruların oluştuğu pek çok durumda gözlenmiştir. Yani, java fernler, herhangi bir yerlerinde yeni bitkiler oluşturabilecek kadar yeteneklidirler.

 

Bu bitkiyi üretmek için, rizomunu bölmek te etkili bir yöntemdir. Üzerinde yeteri sayıda yaprak kalacak şekilde bölünen rizom istenilen yere tutturularak ikinci bir bitki elde edilmiş olur.

Hissiyatınızı paylaşın:

%d blogcu bunu beğendi: