Yaşamım ve hobilerim

Orkidelerin Biyolojisi

Bu yazı tarafından 31 Oca 2012 tarihinde Flora, Orkide bölümünde yayınlandı. 0 yorum aldı ve 11.080 defa okundu.

Orkidelerde iki tür büyüme şekli görülür: Simpodyal ve monopodyal. Bulbophyllum, Cattleya, Dendrobium ve Oncidium gibi simpodyaller, her yıl üretilen bir ana gövdeye veya pseudobulba sahiptir. Ertesi yıl, eski pseudobulb’ın yanında yeni bir tanesi büyür ve bu böyle devam eder. Besin ve su biriktiren bu pseudobulblar rizom denen bir gövdeyle birbirine bağlıdır. Phalaenopsis ve Vanda gibi monopodyal orkideler ise pseudobulb benzeri bir gövdeye sahip değildir fakat sürekli büyüme gösteren bir gövdesi vardır. Çiçek başakları bu gövdenin kenarlarından çıkar.

Pek çok orkide doğada ağaçlar üzerinde büyür (epifit). Ağaç üzerindeyken asalak değildir, yani ağaçtan besin almaz; sadece tutunacak bir yer olarak kullanır. Böylece orman tabanına göre daha fazla ışık alır ve yerden yüksekte olduğu için daha kuvvetli hava akımlarına maruz kalır. Bazı türler ise taş ve kayalar üzerinde büyür (lithofit). Yerde büyüyen türlere karasal türler de denir. Bunların bir kısmı sürekli yeşildir; bir kısmı ise yapraklarını döker. Yaprak döken türler, çiçeklenmeden sonra yapraklarını dökerek yumru denilen depo organlarına dönüşür ve kötü havaların geçmesini bekler. Orkidelerde görülen çeşitliliği vurgulamak için saprofit denen az sayıdaki orkideden de bahsetmek gerekir. Bunlar ölü ya da çürüyen maddeler üzerinde büyüyen ve yeşil renge sahip olmayan bitkilerdir.

 

Orkidelerin yaşama alanlarında görülen çeşitlilik fiziksel boyutlarında da görülür. Tam anlamıyla minyatür olan Avustralya epifitleri olan Bulbophyllum minutissimum 2-3 mm çapındaki pseudobulblara ve 1-2 mm uzunluğundaki yapraklara sahiptir. Bunun yanında, 8 m uzunluğundaki gövdelere sahip olan Sobralia türlerde görülür. Vanilla gibi bazı orkideler ise sarmaşık şeklinde büyütülerek 30 m uzunluğa eriştirilebilmiştir.

 

Çiçek Yapısı

Orkideler monokottur, yani çiçek yapısı üç ve üçün katları şeklinde düzenlidir. 3 adet petal, 3 adet de sepal bulunur. Orkide çiçeklerini tam ortadan olacak şekilde yukarıdan aşağıya keserseniz, sağ yarısı sol yarısının simetriği olur. Petallardan bir tanesi diğer petal ve sepallerden renk ve şekil olarak hayli farklılıklaşmıştır. “Dudak” olarak adlandırılan bu petal, genellikle alt orta kısımda bulunur ve böceklerin konması için bir platform niteliğindedir. Fakat orkidelerin asıl özelliği, erkek üreme parçası olan stamen ile dişi üreme parçası olan pistilin, kolon denen tek bir parçada birleştirilmiş olmasıdır. Genellikle erkek başçık kolonun üst kısmında ya da bu noktaya yakın bir yerde bulunur ve polenleri barındırır.

[nrelate-related]

Orkide Tohumu

Orkide tohumları, çok küçük ve toz benzeridir ve çiçeğin bozulmasından sonra olgunlaşan bir meyveyle birlikte oluşur. Türlere bağlı olmakla birlikte, orkideler bir milyondan fazla tohum üretme yeteneğine sahiptir. Fakat orkide tohumlarının besin depolama kapasiteleri çok azdır ve gelişimleri için belirli bir mantara ihtiyaç duyarlar. Doğadaki ölüm oranı bile çok yüksek olduğu için uzun bir süre insanlar tarafından üretilememiştir. Bugünse, orkide tohumları laboratuar ortamında steril ortamların yaratılabilmesiyle birlikte, tohumların döllenmesiyle üretilebilmektedir. Tohumların yapay olarak döllenmesinde ki meşakkatli uğraş, döllenen tohumların çiçek açan bitkilere dönüşmesi sırasında da devam eder. Türden türe değişmekle birlikte, orkidelerin çiçek açması döllenmeden itibaren 12 ay ile 12 yıl arasında değişebilir.

 

Orkide Kökleri

Orkide kökleri bir kaç amaca hizmet eder. Ağaç ve kayalar üzerinde yaşayan türler için bulundukları yüzeye tutunmalarını sağlar. Böylece fırtına veya rüzgarlarda savrulmazlar ya da kuş ve memeliler tarafından götürülemezler. Ağaç üzerinde yaşayan orkidelerin kökleri genellikle beyazdır. Yeşil renkte olan büyüyen uç kısmın hemen arkasından başlayarak tüm kök velamen denen bir ölü hücre zarfıyla çevrilidir. Bu bölge bir sünger görevi görerek çok hızlı şekilde suyun emilmesini sağlar.

 

Cymbidium ve Dendrobium gibi bazı bitkiler topraktan dışarı doğru dik şekilde büyüyen kökler geliştirebilirler. Bu türler doğada büyük kümelere dönüşebildiğinden, üzerlerinden dökülen yaprak sayısı hayli fazla olabilir. Dökülen yapraklar ise toprağın üzerini kapatarak çok değerli olan suyun köklere ulaşmasını engelleyebilir. Bu özel kökler sayesinde bitki biraz temizlik yapmış olur. Ne kadar akıllıca bir çözüm, öyle değil mi?

Hissiyatınızı paylaşın:

%d blogcu bunu beğendi: