Yaşamım ve hobilerim

Eaglemoss – Yüzüklerin Efendisi Beyaz Ordu

Bu yazı tarafından 14 May 2012 tarihinde Yaşam, Yazılar bölümünde yayınlandı. 1 yorum aldı ve 807 defa okundu.

Beyaz Orduyu kurarken ağırlıklı olarak Yüzük Kardeşliği’ ndeki karakterleri kullanmayı tercih ettim. İlk amacım o karakterleri kitaba sadık kalarak  uygun pozisyonlara yerleştirmek ve geri kalan pozisyonlara da hem satranç mantığına hem de kikaptaki önem sırasına göre karakter seçtim. Sözgelimi Eaglemoss ikinci sette Kale olarak Entleri tercih etmiş ama Elrond ve Galadriel’ i dışarda bırakıp Entleri tercih etmem beklenemezdi. İşte tercihlerim:

[nrelate-related]

Şah: Eaglemoss’ un 1. sette kullandığı şah Aragorn idi. Bense Gandalf’ ı tercih ettim. Çünkü Gandalf en azından yüzük yok edilene kadar “iyilerin” Orta Dünya üzerindeki lideri ve tartışmasız en kudretlisi konumundadır. Bu yüzden satrancın en önemli taşı olan Şah pozisyonu ona en uygunudur. Şah olarak Gandalf’a karar verdikten sonra karşımıza iki seçenek çıkıyor. Eaglemoss bu popüler karakteri 1. sette Beyaz Gandalf; 3. sette ise Gri Gandalf olarak kullanmış. Bu kararı verirken iki konu bana yardımcı oldu. Birincisi, satranç setinde geleneksel olarak Şah en uzun boylu elemandır. Oysa Beyaz Gandalf, Vezirden (Aragorn) kısa boylu idi. İkincisi ise, Gri Gandalf’ın daha gerçekci ve daha güzel olmasıydı. Bu sebeplerden dolayı Şah olarak Gri Gandalf seçildi.

Vezir: Aslında Vezir ile ilgili tercihime geçmeden önce, satranç oyununun Batı’ da ve Doğu’ da nasıl algılandığından bahsetmeliyim. Satranç, Doğu kültüründe gelişmiş bir oyundur, dolayısıyla Doğu kültürünün sosyal ve askeri yapısını temel almıştır. Doğuda hükümdarın sağ kolu konumundaki Vezir, Batı kültüründe yer almaz. Dolayısıyla, satranç Batı kültürüne girerken Şah, Kral olarak girmiştir; Vezir ise Kraliçe olarak. Aslında bu tercih oyunun doğudaki algılanış şekliyle çok zıttır. Bu durumda, Batı’ da Krallar evinde otururken, Kraliçeler savaş meydanında düşman kovalıyor durumdadır.

 

1. Setin Veziri de Batı kültürüne uygun olarak Arwen idi. Tamam, güzelliği tartışma götürmez ama ne yazık ki Arwen benim satranç tahtamda yer bulamadı ve Vezir olarak Aragorn’ u tercih ettim. Yürüttüğüm mantık şu idi: yüzük yok edilene kadar Aragorn’ un yaptığı, bir vezirin rolünden farklı değildir. Böylece hem satrancın mantığına hem de filmin işleyişine uyan bir tercih yapmış oldum.

Fil: Orijinal oyunda Gandalf ve Legolas Fil pozisyonundaydı. Gandalf’ ı Şah yaptım ama Legolas’ ın pozisyonunu değiştirmedim. O, sevgili lideri Gandalf’ ın yanında Şah kanadındaki yerini aldı. Diğer Fil olarak Gandalf yerine ilk önce Arwen’ i kullanmayı düşündüm ama sonra bundan vazgeçerek 3. setten Boromir’ i tercih ettim. Boromir filmin tartışmalı karakterlerinden biri. Bir yandan cesur ve güçlü bir savaşçı ama zayıflığı da çok kısa sürede ortaya çıkıp sonunu getiriyor. Belli ki Eaglemoss’ dakiler de ondan çok hazzetmiyorlar ki 1. sette hiç yer almıyor (Yüzük Kardeşliğinden olmayan bir tek o var); 2. sette ancak bir piyon olarak yer alıyor. İtibarı ancak 3. sette iade edilmiş ve kendine Fil olarak yer bulmuş. Her ne kadar onur kırıcı bir hatası olsa da kahramanca çarpışarak can verdiği ve cesur bir savaşçı olduğu için ona kendi tahtamda yer vermeye karar verdim. Böylece Vezir kanadı Fil’ im Boromir oldu. O da Kral’ ı Aragorn’ un yanında savaşa giriyor. Filleri bu şekilde yerleştirmemin bir sebebi daha var. Filler diğer bütün taşlardan farklı olarak ya sadece siyah karelerde ya da sadece beyaz karelerde ilerler. Başlangıçta nerede başladılarsa hayatları orada devam eder. Bu yüzden Boromir’ i düştüğü hataya ve karakterindeki karanlık tarafa atfen siyah kareye; Legolas’ ı da beyaz kareye yerleştirdim.

At: At tercihlerinde Eaglemoss’ la hemfikirim. Filmde tasvir edilen en önemli iki Rohan’ lı olan Theoden ve Eomer bu pozisyon için doğal tercihler. Atların bu iki komutanı yayan olarak tasvir edilse de filmi çok az bilen kişilerin bile anlayabileceği aletlerdir. Rohanlılardan Eomer’ i Vezir kanadında; Theoden’ i Şah kanadında kullandım. Bunun sebebi bu iki taşa bağlı olarak yerleştireceğim piyonların yerleşimi ve karşılarındaki Siyah ordunun yerleşimindeki tercihler oldu.

Kale: Kaleler geleneksel satrançta kelime anlamı olarak “kale” olarak kullanılır. Eaglemoss bu geleneğe sadık kalarak Osgiliath ve Minas Tirith’ i kullanmış. Bense tercihimi 1. setin dışında bırakılmış çok önemli iki karakterden yana kullandım: Elrond ve Galadriel. Bu iki karakter bence Kale pozisyonu için biçilmiş kaftan. Filmde de pek ortalıkta görünmüyorlar fakat bulundukları yerlerden düşmana müthiş bir tehdit oluşturabiliyorlar. Tıpkı satranç tahtasında açık hatlara sahip Kale’ ler gibi. Hele de ikisi bulundukları yerlerden ayrılıp bir araya gelirlerse vezirlerin bile durduramayacağı bir güç haline gelirler. Hatırlarsanız, Sauron da Aragorn’ un varlığını öğrenene kadar yüzüğün bu iki kişiden birinin eline geçmesinden çok korkuyordu.

 

Piyonlar: 1. sete en sadık kaldığım taş grubu piyonlar oldu. Bunun sebeplerinden en önemlisi, filmin en önemli karakterlerinden olan 4 hobbit ve Gimli’ nin bu sette yer almasıydı. Yine önemli karakterler olan Faramir ve Eowyn’ i de katınca zaten geriye boş bir kontenjanım kaldı. Onu da 1. setteki isimsiz okçu yerine 3. setten Rohan Kralı Theoden’ in sadık muhafızı olan Hama’ yı tercih ettim. Bu yazıyı okuyup kendi satranç setlerini oluşturacaklar için önemli bir notum var. Mümkün olduğunca 2. setin piyonlarından uzak dursunlar. Çünkü bu vatandaşlar hiçbir oran kuralına uymadan hazırlanmış. Oysa 1. ve 3. setteki büyük halk, piyon olarak kullandıklarında aynı oran korunmuş ve diz çökmüş olarak tasvir edilmişler. Böylece arka sıradaki diğer karakterlerle tam uyum sağlıyorlar. Piyonların yerleri tamamen bana kalmış olduğundan ince detayları düşünerek karar verdim. İşte tercihlerim:

Şah piyonu: En önemli taş olan Şah’ ın önüne, piyonlar arasında en önemli karakter olan Frodo’ yu yerleştirdim. Film boyunca Gandalf’ ın Frodo’ ya düşkünlüğü fazlasıyla vurgulanıyor. Ayrıca da, kötülüğü yenmek için Gandalf’ın en çok güvendiği kişi ne Aragorn, ne Elrond ne de Galadriel; işte bu küçük Hobbit. Bu yüzden de savaşa Gandalf’ ın önünde girmesi çok mantıklı.

Vezir Piyonu: Frodo’ yu yerleştirdikten sonra yanına Sam’ i koymamak cahillik ve de kendini bilmezlik olur. En önemli iki piyon olan Şah ve Vezir piyonları, en önemli iki yoldaştan oluşmuş oldu.

Fil Piyonları: Bu ikisinin tercihi de çok kolay oldu. Fillerim Boromir ve Legolas olduğu için önlerinde duracak piyonlarında sırasıyla Faramir ve Gimli olması çok doğaldır. Böylece Gondorlu iki kardeş savaşa beraber giriyor. Cüce ve elfin kardeşliği ise diğer ikisinden aşağı kalır yanı yok.

At Piyonları: Başka bir kolay tercih de burada var. Eomer’ in önüne kız kardeşi Eowyn; Theoden’ in önüne de muhafızı Hama’ yı koydum. Böylece b ve g hatlarım olduğu gibi Rohan’ lılara emanet.

Burada yapılabilecek diğer bir tercih de, Pelennor Düzlüğü’nde amcasını kötü bir ölümden kurtaran Eowyn’ i Theoden’ in önüne koymak. Ancak benim tercihimin diğerinden üstün yanı şu: Bu haliyle Eowyn, f piyonu olan Faramir’ in yanında yer alıyor. Filmde bu konu yer almıyor ama kitapta Eowyn ile Faramir evleniyor. Sevenleri ayırmamak için tercihim bu şekilde oldu.

Kale Piyonları: Piyon diziliminin hepsi kolaydı, bu hariç. Filmin ayrılmaz ikilisi olan Pippin ile Merry’ yi ne yaptıysam yan yana yerleştiremedim. Durum böyle olunca ve diğer bütün piyonlar mükemmel şekilde yerlerine uyunca bu iki buçuklu tahtanın en kenarına yerleştirmek zorunda kaldım. Piyonları yerleştirirken hep arkalarındaki taşlarla uyumlu olmasına çaba gösterdim fakat burada bu kurala uymadım gibi gözüküyor. Oysa diğer bakış açısıyla, Galadriel ve Elrond’ un önüne hangi piyonları koysam uyumsuzluk çıkacaktı. Hiç değilse en iyi sonuç bu oldu.

Diğer bir alternatif de, Pippin ve Merry’ yi c ve f hattına koyarak ortadaki diğer Hobbit’ lerin yanına almaktır. Ancak bu tercihte mevcut c ve f hattındaki piyon-taş uyumunu kaybetmiş olacaktım. Bu yüzden Merry’ i sevgili leydisi Eowyn’in yanına koydum, Pippin ise Hama’nın yanına yerleşti.

One Comment

Join the conversation and post a comment.

  1. Murat AYDAN

    Tercihlerini başarılı buldum dostum. Çok mantıklı ve akılcı bir felsefe ortaya koymuşsun. Sevenleri ayırmadığın da iyi olmuş :) Bu nezaketin karşılıksız kalmaz dilerim :)

Hissiyatınızı paylaşın:

%d blogcu bunu beğendi: