Yaşamım ve hobilerim

Santa Maria del Mar

Bu yazı tarafından 7 Haz 2012 tarihinde Mekanlar, Yaşam bölümünde yayınlandı. 3 yorum aldı ve 185 defa okundu.

Barselona kentinin en önemli yapısı olmasa da halkın halen kullandığı ve daha önemlisi sahiplendiği bir kilise Santa Maria del Mar. Bu uzun adı Türkçeleştirirsek, Deniz Kenarındaki Azize Meryem Kilisesi gibi bir anlam çıkar. Deniz kenarı tabiri bugün için geçerliliğini yitirmişse de, 14. yüzyılda denizin nerede olduğu ile ilgili bir fikir verebilir.

 

Türkiye’ ye döndükten sonra tarihini araştırdım biraz ve bulduklarıma göre 1320’ li yıllarda işe başlanmış ve 1383 gibi bir tarihte de bitirilmiş. O dönemler için 60 yıl gibi bir süre oldukça kısa kabul edildiğinden, hızlı çalışmışlar diyebiliriz. Belki de işi bizzat Aragon Kralı’ nın önemsemesi sayesinde bu kadar hızlı bitirilmiştir. Hızlı bitirildiği için de mimari tarzı tutarlılık ve bütünlük gösteriyor. Yüzyıllara yayılan yapım sürelerinde mimarlar değişiyor, mimari tarzlar değişebiliyor, kimi durumlarda yapının bulunduğu topraklar başka bir ülkenin eline geçebiliyor. Bu açıdan bakıldığında dönem mimarisinin de çok iyi bir örneğidir.

[nrelate-related]

Barselona gezimiz sırasında bu kiliseye gelme sebebimiz binanın görselliği değildi. Belki artık farketmişsinizdir, gittiğim her şehirde mutlaka bir klasik müzik konseri dinlemeye gayret ediyorum. Barselona’ ya gelirken de aynı düşünceler vardı ama bu sefer bir taşla iki kuş vuracaktım. Birinci kuş belli, klasik müzik dinleyeceğiz, ikinci kuş ise bu klasik müziği şehrin en güzel kiliselerinden birinde dinleycek olmamız. Üstelik de çalınan eser Mozart’ ın Requiem’ i olunca ikinci kuşun değeri bir kat daha arttı. Tabi ki etkinliği görür görmez biletleri aldım.

Konser günü geldiğinde, daha erken bir saatte geldik ki bu güzel kiliseyi de inceleyebilelim. Santa Maria del Mar, döneminde liman yakınına inşa edilmiş. Yapılma amacı yüksek aristokrasiden çok halkın kullanması içinmiş. O yüzden de halk tarafından diğer önemli kiliselerden daha çok sevilmiş ve halen de bu sevgi devam ediyor. Bu büyük yapı, şehrin dar sokakları olan bir bölgesinde olduğundan bir bakışta tüm haşmetini görebilecek mesafeler pek yok. Geniş oturumlu ve çok yüksek olduğundan tüm görüş alanınızı kaplıyor.

 

Konser biletlerimiz üzerinde koltuk numarası gibi bir numaralandırma vardı ama meğerse isteyen istediği yere oturuyormuş. O yüzden dışarıda fazla vakit kaybetmeden içeri girmeye karar verdik. İçine girdiğinizde, dışarıdan tam anlayamadığınız boyutlarına bizzat şahit oluyorsunuz. Kilise, uzunlamasına bir dikdörtgen yapıda ve hiç bir bölümlemenin olmadığı tek ve büyük bir hacimden oluşuyor. Narin kolonlar baş döndürücü yüksekliklere ulaştıktan sonra çok zarif şekilde kubbeyle birleşiyor. Gerçakten çok etkileyici bir mimari eser.

Konser saati yaklaştıkça yavaş yavaş koca kilise dolmaya başladı. Dev eseri Şef Wojciech Rajsky yönetimindeki Polonya Oda Filarmoni Orkestrası ve Gdansk Üniversitesi Akademik Korosu’ ndan dinleyeceğiz. Eser, Mozart’ ın son (ve hatta bitirmeye ömrünün yetmediği) bestesi olduğundan literatürdeki yeri özeldir. Bunun dışında da, sipariş ediliş öyküsü, sipariş edenin niyetinin ve kimliğinin bilinmemesi, Mozart’ ın ölümü, eserin bitirilemeyişi, ölümünden şüphe edilen kişiler, tamamlanamayan eserin gizlice başkalarına tamamlatılma çabalarıyla tüm müzik tarihinin en gizemli öykülerinden biridir. Bu yazıyı okuduktan sonra besteyi de bir dinleyin ve merak ederseniz hikayesini de araştırın.

 

3 Comments

Join the conversation and post a comment.

  1. Murat Özdil

    Hani kıskanmadım desem yalan olur.

Hissiyatınızı paylaşın:

%d blogcu bunu beğendi: