Yaşamım ve hobilerim

Bir Özentinin Yazısı

Bu yazı tarafından 18 Ara 2012 tarihinde Yaşam, Yazılar bölümünde yayınlandı. 5 yorum aldı ve 503 defa okundu.

Aslında hep düşündüm bir şeyler yazmanın ne kadar güzel olabileceğini ama hiç cesaret edemedim.. Evet, Türkçe konuşuyorum ama yazı dilim hepimizin son on yılda alıştığı kısaltmalarla dolu garip bir dil eğilimine girdi. Hatta bazen konuşurken bile anlatmak istediğimi tam olarak aktaramadığımın da farkındayım. Yani neden yazmaya başladım diye sorabilirsiniz. Ben sadece bir özentiyim.

Baktım ki, kocamın bir bloğu var hobilerini yazıyor, diğer taraftan eltim var kızını yazıyor, ben neyi yazacağım di mi? Sorgulamanın manası yok ben gerçekten takılmaya geldim. Halay başı olamasam da, aralara bi yere sıkışırım umudu ile serçe parmağımı uzattım girmeye çalışıyorum içlerine. Şimdi ben kendini blogger ilan edenlerin hayatlarını merak ettiğim için buradayım.. Yani uzun lafın kısası aslında kolay da değil devamlı bir şeyler üretebilmek sanırım.

Ben ilk kopyamı, İlkokul 1. Sınıfın ilk sınavında çektim. Tamam kabul, o zamanlar kopyanın ne olduğunu anlamış değildim. Evet itiraf ediyorum, öğretmen kimse defterlerine bakmayacak diye tembihlemişti, olabilir ama ben biraz arkalarda oturmuştum belki duymamışımdır Allah Allah! Daha sonra kucağımda defterle yakalandığımda kağıdıma bir şeyler çizmişti.. Okumayı en geç söken öğrenci olarak tabii ki ne yazdığını algılayamıyordum, neyse ben anlamıyorsam kimse anlamaz mantığıyla eve gittim, servisten iniiip koşar adım arabaya bindiğini gördüğüm babamın arabasının önüne çığırmak suretiyle  atladım—Babaaaaa bakkk sınav olduuuk!!!!..ne kadar mutlu bir çocukluğum varmış yahu…hiçbir sey moralimi bozamıyor ve utandıramıyormuş demek ki..Babam yüzündeki hayal kırıklığıyla bana bakıp, “ kızım, sen kopya mı çektin dedi!

Evet, işte artık anlamıştım, BABAM’ın arkasında da gözleri vardı ve benim her yaptığımı anlayabiliyordu!! Allah’ım ben napıcam şimdi, annem vermediği için yatağımın altına sakladığım şekerlerden kesin haberi vardır diyip şekerlerin iadesini gerçekleştirmem gerekiyordu.

Tabii, suçlarım bir anda artmaya başlayınca artık okuma yazmanın çok gerekli olduğunu idrak etmek suretiyle ders çalışmaya başladım. Ehh başarılı bir öğrenci de olamadım pek.. Yani burada okuyacağınız, en nihayetinde okuma yazmayı öğrenmiş,   entel kocasının dantel eşinin başından geçenler olsa gerek.. İlkokul Öğretmenime haber edin:) Hadi bakalım…haydi bismillah:)

 

5 Comments

Join the conversation and post a comment.

  1. Murat

    Her ne kadar tanışma imkanı henüz bulamamış olsak ta kocaman ve gönülden bir hoş geldin demek istiyorum. Sevgili Fırat’ın yazılarını zevkle okuyordum, artık bir yazarımız daha var. :-)
    Umarım Fırat gibi az ve öz olmaz.

  2. Mizot

    Murat Bey, teşekkür ediyorum, çok naziksiniz:)

  3. brckilic

    Bir an kendi hayatimi ilk kopyami gozumun onune getirip tebessum ettirdiginiz icin tesekkur ederim… Annemin ogretmenlik yaptigi okulda en son okuma yazmayi soken kisi olarak ve hatta o sayede zayif almaktan kurtularak bu noktalara geldigimi bir kez daha hatirlattiniz bana… Emeginize saglik hakikaten cok begendim…

  4. Ela Zeynep Cng

    kağıtta ne yazıyormuş :))))

Hissiyatınızı paylaşın:

%d blogcu bunu beğendi: