Yaşamım ve hobilerim

Mutlu Yıllar

Bu yazı tarafından 31 Ara 2012 tarihinde Yaşam, Yazılar bölümünde yayınlandı. 2 yorum aldı ve 271 defa okundu.

 

2012 için bir listemiz vardı. 2012’de yapmak istediklerimizi sıralamıştık. Benim uçuk listemde şunlar vardı: Yurt dışına gidelim, Fırat cevap vermiş, bu kadar uçma ben yurt dışına falan gidemem, bu sene çok gittim, sonra hayal kırıklığı yaşama ama gittik..

Listemizde evlilik yoktu ama oldu..Hem de bir yıl içinde..isteme,nişan, kına hem de 2 kına, ve düğün…ver elini balayı…

Kiraz toplayamadık ama fotoğraf çektik, bisiklete binemedik ama ben araba kullanmayı öğrendim, film izledik bol bol, hedefteki kitaplar okundu..İstediğim her şeyi aldım. Hem de hayalimden daha fazlası oldu, bildiğin bir ev kurduk.Hayatım boyunca bu kadar çok şey almamış ve kimse bana yok alma dememişti. Gelinsin ya bir de kimse kırmamaya çalışıyor tabii. Devamlı hediyeler şunlar bunlar.

Eh sonra evlendik, başladık şunu almayalım bence, bu ne, salata kurutucusu neymiş ??-ya sananeeeee kurutcaaam ben onları!!

Düğünde prensesler gibi herkes arkandan ağlasın, bir duygu seli, eve gel, evde sürprizler, masaya börekler, kuruyemişler konmuş. Ohh gel keyfim gel!! Ondan sonra bir uyanıyorsun ki masayı toplayacak kimse olmadığı gibi,  kimse peşinde dönmüyor artık…Hani şarap içer misinler, bir yudum al kızımlar, ay kızım zayıfladı armut suyu içler..aman şudur budurlar..

Normalde babama kafa tuttuğumda aldığım cevaplarla öylece oturmaya alışmışımdır. Ama düğün öncesi BABAM bile alttan aldı.. Aslında bu da bir psikolojik baskı yaratıyormuş insanın üstünde. Arkadaş, adamın bağırması gereken yerde, bana tamam kızım sen merak etme, istediğin gibi olacak dediği an, bu işin arkasında bir iş var diyorsun ister istemez. Tedirginlik hat safhada.! Bu alttan almalar bir gel- git etkisi olmasın. Daha sonra bir tsunami dalgası olarak bana geri dönebilir diye bekledim. Noluyo ya diye bakınırken, kesin şu düğün geçsin ben sana yapacağımı bilirim diyordur diye düşünüp dururken, 3 saatte bitip giden, öpüşme ve göbek atma faslından sonra, su toplamış ayaklar ve birkaç gün hissedilmeyen ayak serçe parmağı zulmü ile birlikte hiçbir dalgayla karşılaşmadan hafif esintili Santorini’ye balayına gittik.

Hayatta yüzük takamam diyen ben, yüzük takmaya alıştım. Dağınık bir insan olan ben eşyalarımı toplamayı bile öğrendim!! Eh yavaş yavaş cicim ayları da geçince gerçekler hafif hafif can sıkmaya başladıysa da üstesinden gelindi. Listemde olmayan şeyler gelip çaldı kapımı…

Önce ütü aleti, çamaşır makinesi, elektrikli süpürge makinesi ve yemek işleri, düdüklü tencere, blender ve bilimum mutfak aletlerinin kullanım kılavuzları arasında düşünüp duran Mizot. Evet, bunlar benim 2012 listemde yoktu. Olamazdı, niye olsundu ki, olmasaymıştı, iyimişti.

Evimize gelen yardımcı hanımın benim kıyafetlerimi ütülemeye alışması yaklaşık 3 ay alsa da, artık o da benim varlığımı kabul etti, çünkü o ütülemezse ben hiç ütülemiyordum ve aylarca yığılsa da ütülemeyecektim. Yenisini alırım, bir yığın yaparım. Sıkıntı yok.

Hünkar Beğendi’mi de geçen hafta yaparak, kocamcığımın onayını aldıktan sonra, artık onaylı bir aşçı oldum 2012’deJ

Listemizde yazmadığımız birçok şeyi yaparak doz aşımına uğratan biz ikimiz, şimdi 2013’ten huzur, Mutluluk, sağlık ha bir de daha az ütü, daha az çamaşır ve daha az tozlanan bir ev diliyoruz. Bir de alışveriş, verişalış, alışalım alalım..alalım alalım, daha çok kıyafet alalım, çanta alalım, ayakkabı alalım istiyoruz. İstiyorumz.

Tamam, korkma bu sadece bir dilekJ

İyi yıllar herkese,

Sevgilerimle..

2 Comments

Join the conversation and post a comment.

  1. Burcu Kilicoglu

    Mizyal cidden cok ama cok keyifle okuyorum yazilarini:) cok icten olsun sana:)))

  2. derya

    :) mutlu yıllar canım :)

Hissiyatınızı paylaşın:

%d blogcu bunu beğendi: