Yaşamım ve hobilerim

Akvaryum Hobisine Başlamak

Bu yazı tarafından 26 Oca 2012 tarihinde Akvaryum, Featured, Tatlı Su bölümünde yayınlandı. 0 yorum aldı ve 482 defa okundu.

Günümüzde, nüfusun önemli bir kısmı büyük şehirlerde apartman dairelerinde yaşıyor ve doğal hayattan iyice uzaklaşan bu insanlar için evde beslenen hayvanlar ve bitkiler günlük hayatın stresinden uzaklaşmak için iyi bir yöntem olmaya başladı. İşten geldikten sonra bitkileri sulayıp onlarla ilgilenmenin, ya da evdeki kediyle oyun oynamanın insanı rahatlattığı bir gerçek. Ev hayvanlarından hoşlanıyorken aynı zamanda bir doğa tutkunu iseniz akvaryum hobisi tam size göre.

Kedi, köpek gibi ev hayvanları besleyen pek çok kişi için hayvanlarla fiziksel ilişki kurmak önemlidir. Onlar, hayvanlarını okşamak, dizlerine alıp onlarla oynamaktan hoşlanır. Hayvanlarından bu tip bir arkadaşlık beklerler ve bundan haz alırlar. Oysa akvaryum sahibi bir kişinin balıklarıyla böyle bir arkadaşlık yapamayacağı aşikardır. Zaten, akvaryum hobisiyle uğraşan bir kişiye en sık sorulan sorulardan biri, hayvanlara dokunup okşayamadıktan sonra neden beslendiğidir. Pek çok akvaryumsever belki de bu sorunun cevabını düşünmeden ilgilenir akvaryumuyla peki ama bir akvaryumseverin akvaryumdan aldığı haz nedir?

[nrelate-related]

Evde beslediğiniz hayvanınızla kurduğunuz fiziksel ilişkiyi maddiyat olarak adlandırırsak, balıklarınızla kurduğunuz ilişkinin tek tarifi maneviyat olurdu. Şimdi bu kavramları biraz daha açalım. Kedinizi ya da köpeğinizi okşarsınız, o da sizinle oynamaya başlar. Kurulan ilişkide birebir tepkiler alırsınız. Köpeğinizi severseniz karşılığını hemen alırsınız. Köpeğiniz hoşlandığınız bir hareket yaptığında onu okşayarak sevginizi dile getirirsiniz o da sevgisini size başka yollardan ifade eder. Kedi/köpekseverler de hayvanlarını bu yüzden besler zaten: Karşılıklı oluşan sevgi ortamında hayvanın dostluğunu kazanmak. Siz onu severseniz o da sizi sever ve türlü oyunlarla sizi mutlu eder. Bir anlamda karşılıklı çıkar ilişkisinden bahsedebiliriz. Bu yüzden de bu ilişkiyi, şimdilik, maddiyat olarak açıklamakta geçerli sebeplerimiz var. Oysa balıklarınız sizin onları sevdiğinizi bilmeden yaşar çoğu zaman. Siz onları ne kadar severseniz sevin eğer doğru koşulları sağlamazsanız balıkları mutlu edemezsiniz. Zaten, doğru koşulları sağlayıp onları mutlu etseniz bile karşılığını herzaman sizi mutlu ederek ödemezler. Bu yüzden, balıklarınızı beslerken bir karşılık beklemeden besleyip doğruları yapmaya çalışırsınız Hiçbir zaman mimikleriyle ya da sesler çıkararak memnuniyetlerini size belli edemezler. Ancak genel tabloya bakarak akvaryumdaki durumun iyi ya da kötü olduğunu anlayabilirsiniz Bu yüzden akvaryumdan alınan keyfi manevi bir haz olarak adlandırabiliriz.

 

Bu noktadan sonra akvaryumun tanımına da ihtiyaç var. Akvaryum, kelime anlamı olarak, üçgen, dikdörtgen ya da çokgen tabana sahip, üstü açık, genellikle camdan yapılmış olan bir cismi ifade etse de, bu yazıda akvaryum kelimesiyle, akvaryum ve barındırdığı yaşam ifade edilecektir.

 

Pekçok kişi gerçek bir akvaryum görmediyse bile bir fanusun içinde satılan japon balıklarını görmüştür. Bu japon balıklarının yanında, genellikle yapay olduğu çok uzaklardan bile anlaşılan, bitki süsü verilmiş bir plastik parçası da bulunur. Aksi belirtilmedikçe bu fanuslar da, akvaryum kelimesinin anlamı dışındadır. Akvaryum terimiyle, Nano Tankların bakımı, normal boyuttaki tanklara göre daha zordur ve tecrübe gerektirir. Bu yüzden bu yazı dizisinin kapsamı dışındadır.

 

Arkadaşlarınızın evinde, akvaryum dükkanlarında ya da günümüzün bilgi bankası olan internette çeşitli akvaryum ve balık resimleri gördünüz ve hoşunuza gitti. Artık kendi evinizde de bir akvaryum olmasını istiyorsunuz. Akvaryum hobisine doğru atılacak ilk adım şüphesiz ki bu. Fakat bu adımı atarken, alacağınız bu kararın sonuçlarını biraz düşünmeniz gerekiyor. Sonuçta, bir canlının bakımını üzerinize almak üzeresiniz ve bu sorumluluk isteyen bir konudur. Çocuklarının kedi-köpek istemlerini, sorumluluğu fazla diye, kolayca geri çevirebilen anne babalar konu akvaryum olunca daha kolay ikna olabiliyorlar. Çünkü akvaryum hobisi, ülkemizde, ne yazık ki bilinçsizce yapılan bir hobi durumundadır. Belki de balıklara ödenen paralar çok fazla olmadığı için, hobiden sıkılınca ya da vakit ayıramamaya başlayınca, ihmal etmesi daha kolay oluyordur. Bir akvaryumseverin hobiye başlamadan önce aldığı sorumluluğun farkında olması gerekir. Aksi halde bu hobinin vaad ettiği mutluluk ve rahatlama duygusuna kavuşulamaz.

 

Bir akvaryumun başına gelebilecek en kötü şey evdeki dekoru tamamlayan bir süs eşyası olarak görülmektir herhalde. Dekoratif bir dolabın üzerine yerleştirilen bir akvaryumun komşuların kıskanç bakışlarını çekeceğine şüphe yok. Fakat akvaryumun, statik bir obje olduğunu düşünmek büyük bir yanılgı olur. Akvaryum, içinde yaşamı barındıran, içindeki canlılara yaşama (ya da yaşamama) şansı veren dinamik bir objedir. Akvaryumdaki yaşama yanlış ya da yetersiz müdahalelerde bulunmak güzellikleri bir anda sona erdirebilir. İçindeki yaşamı kendi kendine destekleyen akvaryumlar kurmak mümküse de bu ancak ileri seviyedeki bir hobicinin göze alabileceği bir durumdur. Dolayısıyla, başlangıç seviyesindeki bir akvaryumsever akvaryumuna nasıl bir bakım yapması gerektiğini bilmelidir.  Bahsedilen bakımın, yeni başlayan bir hobicinin gözünü korkutmasına gerek yoktur ancak, akvaryumun, “Suyu doldur, at balığı içine” hobisi olmadığını baştan bilmesi adına önemlidir. Akvaryumun da, günlük, haftalık ve aylık bakımları vardır. Eğer bu bakımları yapılmayacaksa ya da aksayabilecekse en azından bu duruma daha toleranslı bir akvaryum kurulmasında fayda vardır. Bu yüzden, beyaz eşya kataloğundan eşya seçer gibi, resimlere bakarak “Ben bu akvaryumdan istiyorum” demek yerine, “Benim tecrübem, bilgim ve vaktim ancak şu tür akvaryum kurmama izin verebilir” diyebilmek gerekir. Bunlar, hobiye yeni başlayan bir kişinin baştan düşünmesi gereken konulardır.

 

Tüm bunları gözden geçirdikten sonra yapmanız gereken şey, evde, akvaryum için uygun bir yer bulmaktır. Önce, akvaryumunuzun hangi odada durması gerektiğine karar verin. Bu kararı verirken en önemli konu sizin kişisel zevkinizdir. Sonuçta akvaryum estetik zevkinizi de tatmin etmesi gereken bir hobidir. Akvaryum civarının zaman zaman ıslanmasına hazırlıklı olmanızda fayda var, odayı belirlerken bunu gözönünde bulundurun. Doğru odaya karar verdikten sonra akvaryumun ihtiyaçlarına bakarak uygun bir yer belirlemenizde fayda var. Bu hobi, sizin ve balıklarınızın beklentilerini beraberce karşılaması gerektiğine göre ve odaya siz karar verdiğinize göre bırakın oda içindeki yere de akvaryum karar versin. Hem böylece eşitlik te bozulmamış olur.

 

Akvaryumunuz doğrudan güneş ışığı almaktan hoşlanmayacaktır. Buna rağmen, sabah saatlerinde ya da güneşin batmasına yakın saatlerde gelecek güneş ışığının faydası olabilir. Akvaryumunuz bir elektrik prizine yakın olmak ister. Böylece, odaya kattığı pozitif estetik duygusu, uzatma kablolarının yaratacağı görüntü kirliliğinden etkilenmemiş olur. Bunlar dışında, akvaryumun yerine karar verirken, akvaryumunuzun içinde bulunduğunuz binayı nasıl etkileyeceğini de düşünmeniz gerekir.

 

Akvaryum hobisiyle yeni tanışan biri için hobinin en zevkli yanı muhtemelen balık satın almaktır. O akvaryumcudan bu akvaryumcuya dolaşılır ve bütün akvaryumlardaki balıklar tek tek incelenir. Acaba tül kuyruklarıyla bir geline benzeyen japon balıkları mı alınmalı, yoksa birbirlerine türlü oyunlar yapan şirin neon tetralar mı? Yoksa akvaryumda sürekli kavga eden ve en geniş akvaryumlar konulmalarından anlaşılacağı üzere dükkanın gözdeleri olan çiklit balıkları mı tercih edilmeli? Onları beslemek daha itibarlı olabilir. Ya da en iyisi hiçbirinden vazgeçmemek için hepsinden birer çift mi almalı? Bunun üzerine tecrübeli bir hobiciyle gidildiyse, ona, yoksa akvaryumcuya sonu gelmeyen sorular sormaya başlanır: O balık şununla olur mu, yanlarına bundan da koysak mı? Akvaryumcuya gelirken ki amaç balık almak olduğundan muhtemelen yanlış balıklar alındıktan sonra alışveriş tamamlanır. Eve gidilip sevinçle balıklar yeni akvaryumlarına konulur. İlk bir kaç gün manzara gayet güzeldir, akvaryum kurmakla gerçekten de iyi bir karar verilmiştir. Balıklar yeni ortamlarına uyum sağlamaya çalışıyorlardır. Biraz ürkek olmaları endişeye kapılmanıza yol açmaz. Sonra, bir gün eve geldiğinizde balıklardan birinin ölü olduğu farkedersiniz ve manzara hızla değişmeye başlar. Artık, iri balıklar diğer balıkları öldüresiye kovalıyordur ve onlara zarar veriyordur. Balıkların kuyrukları tel tel olmuş ve renkleri solmuştur. Artık balıklarınız hiçte kitaplardaki resimlere benzemiyordur. İşte gelinen bu nokta pek çok yeni başlayan için bir dönüm noktasıdır: Ya balıklar tek tek öldükten sonra veya o kadar sabretmeden sağ kalan balıkların hepsi akvaryumcuya iade edilir ve hobiden vazgeçilir, ya da bir yerde hata olduğunu düşünülüp bulunabilen kaynaklardan bilgi toplanmaya çalışılır.

 

Yukarıda anlatılan olayları yaşamamak için, hobide yeni olan birinin başarması gereken ilk konu, bilinçsizce satın alma isteğini frenleyebilmesidir. Bunu yapabilmek için kendinize uygun yöntemi geliştirmelisiniz. Balıklarında birer canlı olduğunu sık sık kendinize hatırlatarak, ölümleri halinde vicdanınızın rahat etmeyeceğini düşünmek etkin bir yöntemdir. Bunun yanında, sürekli balık alıp öldürmenin maddi külfetini düşünerek kendinize önemli bir sebep yaratabilirsiniz. Ya da uygun ortam yaratılmadan satın alınan bir balığın akvaryumdaki düzeni iyice bozup sizi hobiden uzaklaştırabileceğini düşünebilirsiniz. Her ne kadar hobinin en zevkli anlarından biri besleyeceğiniz balıkları satın aldığınız an olsa da, hobiden daha uzun süre zevk alıp yapabilmek için balıkları almadan önce sağlamanız gereken koşullar olduğunu unutmayın.

 

İlk defa akvaryum kuruyorsanız, akvaryum ve diğer malzemelerle, balıkları aynı gün satın almanız, hobide atacağınız ilk yanlış adım olur. Balıklar fizyolojik yapıları gereği çevre koşullarındaki değişikliklerinden, biz memelilere göre, daha fazla etkilenirler. Bu yüzden, balıklar satın alındığında, akvaryumdaki su şartlarının belli seviyelere gelmiş olması gerekir, bunun için de zamana ihtiyaç vardır. Bu süre içinde filtrenizde biyolojik yaşam oluşmaya başlar ve su değerleriniz kararlı bir seviyeye gelir. Bunun yanında, tatlısu akvaryumlarında barınabilen balıkların değişik su koşullarına ihtiyaçları vardır. Bazı balıklar yüksek sıcaklık isterken bazıları soğuk su ister; bazı balıklar düşük pH da yaşarken bazıları yüksek pH da yaşar. Bunun gibi farklılıklardan dolayı, satın alacağınız balıkların aynı su koşullarında yaşıyor olmasına dikkat etmelisiniz. Aynı su koşullarında yaşayan balıkları seçebilmenin püf noktası da aynı habitatta yaşayan balıklara yönelmektir. Böylece, soğuk sularda yaşayan japon balıklarıyla sıcak su da yaşayan discus balıklarını aynı akvaryuma koymamış olursunuz.

 

Hissiyatınızı paylaşın:

%d blogcu bunu beğendi: