Yaşamım ve hobilerim

Geniş Açı Lensler

Bu yazı tarafından 30 Oca 2012 tarihinde Fotoğraf, Teknik bölümünde yayınlandı. 0 yorum aldı ve 545 defa okundu.

İsimlerinden belli olduğu üzere geniş açı lensler, geniş görüş alanına sahiptir. Genellikle, 35mm ve daha küçük odak uzunluğuna sahip lensler geniş açı olarak değerlendirilir. Daha detaylı bir sınıflandırmada, 20 mm ve daha kısa odak uzunluklu lenslere Süper Geniş Açı; 14 mm ve daha kısa odak uzunluklu lenslere ise Balık Gözü denildiğini görebilirsiniz. Fakat, Balık Gözü gibi egzotik lenslerle ilgili bilgi arayanların bu web sitesinde dolaşmayacağını düşünerek, 20 mm civarındaki lensleri de Geniş Açı olarak değerlendirmeyi yeterli görüyorum.

[nrelate-related]

Geniş açı lenslerin manzaraya yaptığı etki, uzaktaki cisimleri daha uzağa itip, yakındaki cisimleri vurgulamak şeklinde olur. Yani, ön planda arkaplan arasında bulunan konular dikkati üzerlerine çeker. Tüm sahneyi fotoğraf karesine sığdırmak için geniş açı lensler çok kullanışlıdır. Fakat bu özelliği onu aynı zamanda kullanması en zor odak uzunluğu durumuna getirir.

Sorun, bu kadar geniş görüş açısına sahip bir lensle, uygun bir kompozisyon ayarlayabilmektir. Eğer, kareye dahil olan konuları belli bir düzende yansıtamazsanız darmadağınık bir fotoğraf elde edersiniz ve o fotoğrafa bakanlar neyi ifade etmeye çalıştığınızı anlayamazlar. Etkili bir fotoğraf için dağınıklığın düzenlenmesi gerekir. Bu durumun hızlı çözümü ise genellikle daha uzun odak uzunluğuna sahip bir lens tercih etmek oluyor.

Geniş Açı lensler (makro lenslerle birlikte), fotoğrafçılığın Pai Mei’sidir. Size sabretmeyi, tekrar denemeyi öğretirler. Gövdenin yerindeki ufacık farklılıklar fotoğraf karesinde büyük değişikliklere sebep olduğundan üçayak kullanılması önemlidir. Sağdan sola, ya da yukarıdan aşağıya doğru en ufak değişiklik bile ön planda vurgulanmakta olan konuyu değiştirebilir. Arka planda ise daha büyük etkiler olabilir, bir dağı tümüyle dahil edip çıkarabilirsiniz. Bu yüzden, geniş açı lenslerle çalışırken, gövde ve lensi bir üçayak üzerine sabitleyerek, deklanşöre basmadan önceki 5 – 6 sn’ yi tüm kareyi inceleyerek geçirmek faydalı olur. Üçayak kullanmak sadece gövdeyi sabitlemeye değil, aynı zamanda tüm dikkatinizi kompozisyona vermeye yarar.

Geniş açı lensler kullanılırken uygulanabilecek en iyi tekniklerden biri, boyutunu abartmak için lensi konuya mümkün olduğunca yakına yerleştirmektir. Lensi hafif aşağıya doğru çevirmek ufuk çizgisini yukarıya alır. Bu şekilde hazırlanan kompozisyonlarda alan derinliği yaratıldığından, fotoğrafın üç boyutlu hissi arttırılmış olur.

Bu tekniği kullanırken, ön plandaki konunun tamamıyla net olduğuna özen gösterilmelidir. Arka planı net olup ön planı net olmayan bir fotoğraf insanın gerçekliğiyle uyuşmaz. Büyük mesafelerden bahsedersek, arka plandaki nesneler ön plandakilere göre daha bulanıklardır. Fakat bu koşulu sağlayabilmek için gövdeyi en yakın cisme doğru yöneltip netleme yapmak iyi bir çözüm değildir. Bunun yerine gövdenin alan derinliği (depth-of-field) özelliğini kullanmak daha iyi çözüm olur.

Geniş açı lenslerle ön plana ne kadar yaklaşırsanız (aslında aynı zamanda arkaplana da bir miktar yaklaşmış oluyorsunuz) arkaplan, fotoğraf karesinde o kadar uzaklaşır. Bu etkiyi iyi kullanabilmek için gövdenin yerleştirildiği konum çok önemlidir. O yüzden, üçayağı yerleştirip bakaçtan bakarak uygun bir kompozisyon aramak yerine, iyice gözlem yapıp uygun noktayı seçip ve daha sonra gövdeyi elle tutarak son noktayı belirleyip üçayağı kurmak daha mantıklı olur.

Bu kadar geniş alanların yarattığı karmaşadan başka dikkat etmemiz gereken şeyler de vardır. Bir geniş açı lensiyle düz çizgilerin ağırlıklı olduğu ortamlarda fotoğraf çekmek zordur. Bu ortam özellikle sokak fotoğrafçılığında görülür. Binalar, sokak lambaları, düz giden bulvarlar… Dikkat edilmezse düz olması gereken bu çizgiler eğrilmiş olarak fotoğraf karesine yansır. Bu dorunla başa çıkabilmenin en kolay yolu, lensi yere paralel tutmaktır. Özellikle fotoğraf karesinin en sağ ve sol tarafında kalan çizgilere dikkat etmek gerekir.

Geniş açı lens kullanırken dikkat edilmesi gereken diğer bir önemli nokta ise parlama sorunudur. Geniş görüş açıları yüzünden güneş ışınlarının lensin ön merceğinde parlaması çok görülen bir durumdur. Bu durumda lense uygun bir gölgeleme yapmak durumu kurtarır. Eğer her lens için özel tasarlanan gölgelik (anlam veremesem de fotoğraf dükkanlarında parasoley de deniyor) yanınızda yoksa (ya da hiç satın almamışsanız) bir şemsiye ya da şapka pekala işinizi görür. Söylememe gerek var mı bilmiyorum ama gölgeleme için kullanacağınız eşyanın fotoğraf karesine girmemesine özen gösterilmelidir.

Pek çok kişinin geniş açı lens tercihi 24 mm ya da 28 mm’ dir. Bu lensler, tercihe göre bir 20 mm ya da 35 mm ile takviye edilebilir. Son yıllarda çıkarılan yüksek kaliteli değişken odaklı lensler ise sabit lensler için ciddi alternatif durumundalar. Özellikle 17-35mm f/2.8 ve onun öncülü olan 20-35mm f/2.8 optik kalite olarak sabit lenslerle yarışabilecek kalitededir. Buna karşılık, fiyatları ve ağırlıkları sabit lenslerden çok daha fazladır. Yinede bir kişi 20 mm, 24 mm, 28 mm ve 35 mm lenslerini ayrı ayrı almayı planlıyorsa büyük bir hata yapmış olur. Hem harcayacağı para hem de taşıyacağı yük 17-35mm f/2.8’ den fazla olacaktır. Ayrıca değişken odaklı lensin ek avantajı da, fotoğraf çekerken dakika başı lens değiştirme zorunluluğunu ortadan kaldırmasıdır. Fakat eğer değişken odaklı lens tercih edilecekse, optik kalitesi en yüksek olan alternatif tercih edilmelidir. Çünkü geniş açı değişken odaklı lens üretmek diğer tüm değişken odaklı lensler arasında en zorudur. Tasarruf yapılmaması gereken bir lenstir çünkü optik kalitesi özellikle önemlidir.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir