Yaşamım ve hobilerim

Fıro Kimdir

Bu yazı tarafından 27 Oca 2012 tarihinde Fıro, Hakkında bölümünde yayınlandı. 6 yorum aldı ve 1.081 defa okundu.

Fırat Çıngı 1979 yılının 4 Eylül’ünde 38° 29’ Kuzey, 43° 21’ Doğu koordinatları civarında dünyaya geldi. İlkokulu Bolu Sakarya İlkokulu’nda bitirdiğinde Pluto hala bir gezegendi (1990).Orta eğitimine Bolu’da İzzet Baysal Anadolu Lisesi’nde başlayıp Ankara Gazi Anadolu Lisesi’nde tamamladı (1997). Üniversite sınavında ODTÜ İnşaat Mühendisliği bölümü beklerken torbadan İTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü çıktı. Önce üzüldü, sonra sevindi. 1997 – 2001 yıllarını, Teknik Üniversite Maslak kampüsünde lisans öğrencisi olarak geçirdi. O yıllarda İstanbul’u gezdi, fotoğraf çekti, müzik dinledi, kitap okudu, akvaryumla uğraştı, orkidelerde başarılı oldu; kaktüslerde olamadı ve başka bir sürü şey yaptı ama pek ders çalışmadı. Vasat bir öğrenci olarak mezun oldu ve İnşaat Mühendisi ünvanı kazandı (2001).

 

Kötü bir öğrenci olmasına rağmen mezun olduktan hemen sonra İTÜ İnşaat Mühendisliği, Yapı Anabilimdalı’nda Yüksek Lisans çalışmasına kabul edildi. Kötü öğrenciliğe devam etti ama buna rağmen Yapı Anabilimdalı Çelik Yapılar Kürsüsü’nde Araştırma Görevlisi olarak göreve başladı (2002). Buna epey şaşırdı ama bunun “ders çalışma / zaman” grafiğine pek bir etkisi olmadı. İyi öğrencilerinden bir şeyler öğrendi, kötü öğrencilerine bir şeyler öğretti ve hobisel faaliyetlerine devam etti. Nasıl olduysa Yüksek Lisans çalışmasını bitirebildi ve Doktora programına kabul edildi (2004).

 

Doktora çalışması sırasında artık biraz ders çalışmaya karar verdiyse de YÖK amcanın nadide uygulamaları sayesinde çalışanla çalışmayanın aynı kefede olduğunu fark etti. Buna da önce üzüldü sonra sevindi. Demek ki ülkede okuyan adama ihtiyaç yokmuş dedi ve piyasanın çağrısıyla (Bknz: Jack London – Vahşetin Çağrısı) üniversitedeki görevinden ayrıldı (2006). İki senelik piyasa macerasından sonra 4 senedir devam ettiği Doktora Programının kendisine gerekli olmadığına, bunun yerine zamanını çelloya ayırmasının daha hayırlı olacağına karar verdi  (2008).

 

Doktoradan vazgeçince ertelemekte olduğu vatani görevin çağrısına uydu ve askere gitti (2009). Askerliğinde hiç nöbet tutmadı ve hep takım elbisesi giydi ama yine de ziyadesiyle şikayet edebildi. Halen babası ve kardeşleriyle beraber kendi firmalarında çalışmaktadır.

 

Sonra birdenbire, her şey birdenbire oldu. Birdenbire vurdu gün ışığı yere; gökyüzü birdenbire oldu; mavi birdenbire. Fırat’ ın karşına Mizyal çıktı. Her şey birdenbire oldu. kız birdenbire, oğlan birdenbire; yollar, kırlar,kediler, insanlar… Aşk birdenbire oldu, sevinç birdenbire.

6 Comments

Join the conversation and post a comment.

  1. Erkan Tezcan

    Sevgili Firo,
    “Ana sayfa” ve “Firo kimdir” sayfalarından başladım okumaya. Henüz 2 sayfa okumama rağmen yazdıklarından keyif aldığımı bilmeni ve yüzümde tebessüm oluşmasına neden olduğun için ayrıca teşekkür ve tebrik etmek istiyorum seni.
    Dediğin gibi, duygularını aktarmak ve anlatmak şurada dursun, insanların okuduklarını anlaması ve okuduklarından mana çıkarması ve yorum yapması maalesef günümüz Türkiye’sinde, inanılası gibi değil ama çok uzak bir beklenti. Sakın ha sözlerim yanlış anlaşılmasın, ama mesafe almamız gerekirken hızlı bir şekilde gerilememiz beni üzüyor. İnsanlarımız okumuyor ne yazık ki, araştırmıyor, hobi sahibi olmuyor ya da olamıyor. Bu yüzden daha çok kitleye ulaşma ve anlaşılma gayretin hoşuma gitti.
    “Elma çok faydalı bir meyvedir.” savını öne sürdükten sonra elma dışında “ama armut da güzel ve faydalıdır, hatta armudun iyisini ayılar yer…” gibi elma hakkında bilgi sahibi olmayıp, hadi olsa bile elma hakkında hiç konuşmayıp kavga edercesine yorumlar yapanlara “ben ne diyorum sen ne anlatıyorsun e be kardeşim” cümleleriyle biten o kadar çok diyaloğumuz vardır ki.

    Lafı çok uzatmayayım, çok keyifle okudum ve okumaya devam edeceğim. Fikirlerimi ve nacizane önerilerimi de paylaşacağım kabul edersen.
    Ama ne olur sonumuz Jack London gibi olmasın, ideallerimiz bitmesin, biterse biz de biteriz.

    Sevgiler
    Erkan

  2. firo

    Erkan Bey, çoook ama çok teşekkür ederim. Ben bu siteye yazı yazarken çok zaman harcadım ve bu zamanı harcarken ki amacım, bana benzeyen başkalarıyla yolumu kesiştirmeme faydası olmasıydı. Bunu yavaş yavaş başarmaya başladım. Umarım sitedeki paylaşımlarınız artar ve bundan ben de faydalanırım.

  3. Bilen Tungul

    Merhaba Fırat ,

    Seninle bundan yıllar önce tanışmıştık akvaryum forumlarında.Arkasından yine Akvaryum kulübünün bir etkinliğine ( bir hoteldeki isak’ın ilk toplantısı olmalı) katıldığımda yüzyüzede görüştük ayrıca hep birlikte sunumunuda izlemiştik.

    Aradan yıllar geçipte akvaryumum olmamasına rağmen sitelerde halen gezerken senin klasikleşen nick name’ini görünce birde bu sayfalara ben karalıyım dedim.

    Herşey gönlünce olsun ve ne zaman ararsan ben buralardayım.

    Saygılarımla .

  4. anne

    yavrum,o birdenbire olan şey senin yüzüne ,sesine yansıdı.sen bize söylemeden önce ben anlamıştım.sizin mutluluğunuz bizimde mutluluğumuzdur.

  5. Ceylan Kalyon

    Ne hoş :) Daha önce böyle güzel özgeçmiş okumamıştım. Ben de ne çok o duyguları yaşamışım fark ettim. “Önce üzüldü sonra sevindi” ve sonra birdenbire mavi, birdenbire yollar, insanlar, kediler :) ne hoş tarif. İlk fırsatta yeniden buradayım, şimdilik orkidelerle ilgili bir bilgi arıyordum buldum çıkıyorum, ama abone oldum geleceğim.

Hissiyatınızı paylaşın:

%d blogcu bunu beğendi: