Yaşamım ve hobilerim

Mercado Central

Bu yazı tarafından 12 Haz 2012 tarihinde Mekanlar, Yaşam bölümünde yayınlandı. 0 yorum aldı ve 221 defa okundu.

2011 yılının Nisan Ayı başında yarı iş yarı gezi amacıyla ailemle, Valensiya’ ya bir kaç gün ayırma fırsatımız oldu. Gezmek için ne kadar vakit ayırabileceğimizden emin değildim; belki de hiç gezemeyecektik. O yüzden de, alışkanlığımın aksine, şehirde ne var ne yok pek araştırma yapmamıştım. Şehre geldikten sonra belli oldu ki bir tam günümüzü gezmeye ayırabilecektik, bunun üzerine hemen neler yapabileceğimize baktık.

Aslına bakarsanız Mercado Central benim dikkatimi çekmemişti. Hani gazetelerde bir yerle ilgili “yapılacak 10 yer”, “görülecek 10 yer” şeklindeki tavsiyeleri olur ya, Annem bir gazetede böyle bir yazı görmüş ve yanına almış. Gezerken mümkün olduğunca o yazıya uyduk ve ödülümüz bu pazar yeri oldu. Çünkü bana kalsa önemsiz bulup gitmezdim, teşekkürler Anne!

Bizim kültürümüzde pazarlar önemli yer tutar. İnsanlar hala sebze, meyve, süt ürünleri ve etlerini bu pazarlardan temin ediyor. Süpermarketlerin aksine daha sosyal bir ortam olduğundan ben de mümkün olduğunca pazarlara gidiyorum. Gezdiğim ülkelerde bizdeki gibi pazarların en iyi örneklerini İspanya’ da gördüm. Bildiğiniz gibi İber Yarımadası birkaç yüzyıl boyunca İslam yönetimi altında kaldı. Belki bunun etkisi de olabilir, bilmiyorum. Ama Valensiya’ da öyle bir pazar var ki insanı kendine hayran bırakıyor.

[nrelate-related]

Mercado Central’ in tarihi oldukça eskiye dayanıyor. Şehirde bulunan benzer pazarlardan, bildiğim kadarıyla, tarihi en eski olanı. Ama şu an bulunduğu bina 20. yüzyılın başlarında yapılmış. Binanın kendisi de, renkli camları, demir çatısıyla bir hayli ilgi çekici.

İçeri girdiğinizde bir büyü etrafınızı sarıveriyor. Bizdeki pazarlar gibi esnafın çığırtkanlığı, haykırışları gelmiyor; bu, binlerce mutlu insanın o bildik uğultusu. Rengarenk tezgahlar bu büyünün önemli bir parçası. Kiminde tanıdık sebzeler; kiminde hiç görmediğim meyveler; kiminde deniz ürünleri. Bu pazarın içi o kadar zenginki, insan gözünü doyurmak için bile olsa satın almak istiyor. Biz de bu dürtüye fazla karşı koyamadık ve ufak tefek bir şeyler aldık.

Pazar’ da bizi en çok şaşırtanlar deniz mahsülleri oldu. İnanılmaz çeşitlikte ürün bulunabiliyor. Türkiye’ de İspanya gibi bir yarımada üzerine yerleşmiş ama deniz mahsülü konuzunda bizden daha bilinçliler. Biz hamsinin bile soyunu tüketmeye çok yaklaştık.

 

Mercado Central, düşündüğümüzün ötesinde, yaklayık 1,5 saatlik vaktimizi aldı. Ama ordan çıktığımızda pazarın büyüsü hala üzerimizdeydi. Valensiya her aklıma geldiğinde, peşniden gelecek olan anı kuşkusuz burası olacak.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir