Yaşamım ve hobilerim

Berlin’ in Kısa Tarihi

Bu yazı tarafından 23 Tem 2012 tarihinde Yaşam, Yazılar bölümünde yayınlandı. 0 yorum aldı ve 1.567 defa okundu.

Berlin, Prusya Krallığı’ nın merkezi; Weimar Cumhuriyeti’ nin kültürel merkezi; Hitler’ in yönetim merkezi ve soğuk savaş döneminin sıcak cephesi olarak sadece Avrupa tarihinin değil, aynı zamanda Dünya tarihinin de yazıldığı yer oldu. Hep ön planda olmasının bedelini II. Dünya Savaşı’ nda ağır ödedi. Şehrin %90’ ı ağır ya da hafif hasar almıştı. Bu kadar yaralı çıktığı savaştan sonra rahat bir toparlanma süreci yaşayamadı. 2 süper gücün sürtüşmesini en yakından yaşayan kent Berlin oldu. Berlin’ in kuruluşu 13. yüzyıla kadar gider. Spree Nehri’ nin iki yakasında kurulan Berlin ve Cölln ortak bir yönetim altında yönetilseler de 14. yüzyıla kadar ayrı kimliklerini korudular. Karahummanın hüküm sürdüğü yıllarda hastalık yüzünden iki köy de çok kayıplar verince birleşme süreci hızlandı ve 1369’ da birleştiler. Bu birleşmenin sağladığı güven ortamı tacirleri buraya çekti ve Berlin’ in önemi giderek artmaya başladı. 15. yüzyılın başında çıkan isyanları bastırmak için Kutsal Roma İmparatoru, Friedrich Hohenzollern’ i görevlendirdi ve böylece 500 yıl sürecek bir hükümdarlık başlamış oldu.

[nrelate-related]

Hohenzollern’ lerin en meşhuru Büyük Friedrich olarak bilinen kişidir. Büyük Roma İmparatoru’ nun 7 seçicisinden biri olan Büyük Friedrich, kendisine yakışan bir başkent yapmak amacıyla şehrin çevresini büyük surlarla çevirdi. Kozmopolit nüfusun faydalarını bilen Kral, şehrine Yahudileri ve Alman Katolikleri davet etti. Bu hoşgörü ortamı başka halkaları da kendine çekti. Çoğu el zanaatlarında usta olan Protestant Huguenotların Fransa’ dan kaçıp buraya yerleşmesiyle Berlin’ in sosyal ve kültürel çehresi çok hızla gelişti.

 

Kendinden sonra gelen oğlu Friedrich Wilhem I genellikle “Asker Kral” olarak bilinir ve Prusya Eyaleti’ nin kurucusudur. Friedrich I’ in tüm öncelikleri askeri kuvvet idi. Eyaletin gelirlerinin %80’ ini askeri harcamalara yönlendirdi ve kuvvetli bir ordu kurdu. Berlin ordusunun temelini oluşturuyordu. Şehir mimarisi onun zamanında şekillenmeye başladı. Brandenburg kapısı ve onun önündeki Pariser Platz o dönemde oluşturuldu. Friedrichstrasse de şehrin ana yollarından biri olarak planlandı. Ama I. Friedrich’ in Berlinlilerle arası hiçbir zaman iyi olmadı. Sonuçta o, kendi cenazesinin provalarını yaptıran ve hata yapanları öldüren zalim bir kişilikti. Öldükten sonra pek üzülen olmadı.

 

Ardından gelen oğlu Friedrich’ in ilk zamanlarında şehir rahat bir nefes aldıysa da o da kısa sürede babasının izine yöneldi. Kendisine Berlin yakınlarındaki Potsdam’ da küçük bir şehir büyüklüğünde bir saray yaptırdı ve sadece Fransızca’ nın konuşulduğu bu saraya çekildi. Prusya savaşa girip vergiler halkı boğarken bile rahat yaşantısından vazgeçmedi. II. Friedrich kendisini Filozof Kral olarak adlandırmaktan hoşlanıyordu ve aslında bunun günümüz Berlin’ ine çok faydası oldu. Onun döneminde Berlin’ in kültürel yapısı gelişti.

 

Prusya’ nın büyümesi bölge ülkelerini tedirgin edecek boyutlara ulaşmıştı. En sonunda, yaptığı bir işgalin sonucunda Avusturya, Fransa, Saksonya ve Rusya’ yla savaşa girdi. Savaşta yenildiyse de daha sonra İngilizlerin yardımıyla Fransa ve Rusya’ yı geri çekilmeye zorladı. Savaş sonunda Prusya’ nın Avrupa’ da söz sahibi bir güç olduğu onaylanmış oldu.

 

Friedrich’ in ölümü Prusya için gerilemenin başlangıcı oldu. O sırada Fransa’ da Napolyon başa geçmişti ve Prusya’ yı sürekli zayıflatıyordu. Berlin bu durumdan 1806’ ya kadar etkilenmediyse de o yılın sonuna doğru Fransız askerleri Brandenburg kapısından geçerek Napolyon’ u selamlıyorlardı.

 

Napolyonlu yıllarda Almanya’ yı ulus yapan yıllar oldu. Tüm Alman devletlerinin tek bir bayrak altında birleşmesinin tohumları atıldı. Daha bunun gerçekleşmesine zaman vardı fakat Napolyon’ un Avrupa’ da gerilemesi buna yardımcı oldu ama tamamen çekilmesinden sonra önceki düzen tekrar kuruldu. Prusya, çekilmeden sonra daha da genişledi. Ren bölgesinin zengin kömür yataklarına sahip oldu. O yıllarda demir ve kömür sanayileşme anlamına geliyordu. Prusya’ nın endüstriyel gücü giderek arttı ve süper güç statüsünün temellerini o yıllarda attı.

1815’ de kurulan düzen ortamı 1848’ e kadar devam etti. Avrupa’ daki genel devrim eğiliminin ve Karl Marx’ ın düşüncelerinin etkisiyle (Karl Marx 1837-1841 yılları arasında Berlin’ de yaşadı) Berlin halkı daha fazla özgürlük isteğiyle Kral IV. Friedrich Wilhelm’  karşı gösterilere başladı. Göstericilere ateş eden bir asker olayın ayaklanmaya dönüşmesine neden oldu. Askerler geri çekildi ve göstericiler parlamentoyu ele geçirdi. Birkaç gün sonra halk, krallarını ayaklanmanın renkleri olan siyah, kırmızı ve sarı bir kıyafet içinde gördü. Kral, göstericilerin düşüncesini kabul ettiğini ve birleşmiş Almanya düşüncesini kabul ettiğini duyurdu. Bunun üzerine gösteriler sona erdi ve parlamento görevine devam etti. Otto von Bismarck 1866’ da büyük bir savaşta Avusturya’ nın askeri gücünü yok etti ve Prusya’ nın Almanya’ ya dönüşmesini sağladı. Berlin tüm bu sürecin baş kahramanı olarak küçük Prusya’ nın güçlü Almanya’ ya dönüşmesine bizzat tanıklık etti.

Hissiyatınızı paylaşın:

%d blogcu bunu beğendi: