Yaşamım ve hobilerim

Akvaryum Kurulumu

Bu yazı tarafından 26 Oca 2012 tarihinde Akvaryum, Tatlı Su bölümünde yayınlandı. 0 yorum aldı ve 836 defa okundu.

Akvaryum hobisinin en önemli aşamalarından biri akvaryumun kurulum aşamasıdır. Doğru bir kurulum sizi başarıya götürebilecekken (ihtimal); yanlış kurulum kesinlikle başarısızlıkla sonuçlanacaktır (kesinlik). Bu yüzden akvaryumun kurulum aşamasına özel bir önem verip, yapılacak adımları baştan planlamak gerekir.

Akvaryum kurulumları arasında geçen ve çoğunlukla aylarla ifade edilen zaman dilimi genellikle monoton şekilde geçer. Her gün balıklara yem verilir ve durumları kontrol edilir, her hafta su değişiklikleri yapılır ve duruma göre bir kaç aylık periyotlarla da su değişiklikleri yapılır. Köpek besleyenler için banyo günleri büyük bir macerayken kedi besleyenler için aşı günleri hareketli geçer ama akvaryum hobisinde yukarıda sayılanlar dışında pek hareket yoktur. İşte belki de bu yüzden akvaryumun kurulum aşaması en çok zevk alınan zamanlardan biridir. Balıklarınızın ihtiyaçlarına göre kendi zevkinizle bir tasarım yaparsınız ve sizi sınırlayan tek şey hayal gücünüzdür. Bu yüzden bir an önce sonuç almak için kurulum aşaması zaman zaman aceleye getirilir ve detaylar üzerinde fazla düşünülmez. Oysa en başta yapılan yanlışlar, tıpkı dağdan yuvarlanan bir kartopu gibi büyüyerek devam eder ve başarısızlık kaçınılmaz olur.

[nrelate-related]

 

Uygun Taban Malzemesinin Seçilmesi

 

Genelde yeteri önem verilmeyen kurulum aşamasının belki de en çok ihmal edilen bileşeni taban malzemesinin seçimidir. Yeni taşınılan bir evde duvarların renginin ya da yerlerde kullanılan malzemenin zevkinize uygun olmaması sizi ne kadar rahatsız ederse balıklarınız da bundan o kadar rahatsız olur. Bu yüzden beslenecek balık türüne uygun taban malzemesi seçilmesi gerekir. Taban malzemesi seçerken dikkat etmemiz gereken en önemli konular su kimyasına etkisi, rengi ve tane büyüklüğüdür.

 

Taban malzemesi, suya yaptığı ya da yapmadığı kimyasal katkıdan dolayı önemlidir. Suyun kimyasal değerleri bir akvaryum için çok önemlidir ve beslenecek balık türüne göre olması gereken değerler bilinmelidir. Bir akvaryumseverin balıkları adına yapması gereken en önemli konu su kimyasının gerekli değerler arasında kalmasını sağlamaktır. Fakat bazı taban malzemeleri, içerdikleri maddelerin suda çözünmesi sonucu su kimyasını sürekli şekilde değiştirirler. Verilebilecek iyi haber ise, bu etki akvaryumsever açısından iyi de olabilir. Beslediğiniz balık türü için yüksek pH ve sert su koşulları gerekiyorsa mercan ya da midye kırığı kullanarak bu etkiyi kolayca sağlayabilirsiniz. Yok, eğer düşük pH ve yumuşak su gerekiyorsa bu durumda suya madde salınımı yapmayacak olan kuvarz kumlarına yönelmek gerekir. Kuvarz kumları suya kalsiyum ya da karbonat salınımı yapmayacağı için su değerleriniz değişmez. Yani, doğru kullanılırsa, hiç bir kimyasalla uğraşmadan istenilen pH, GH ve KH değerleri taban malzemesiyle sağlanabilir.

 

Taban malzemesinin akvaryuma olan kimyasal etkisi yanında fiziksel etkisinden de bahsedebiliriz. Bu etkinin önemli parametreleri kumun rengi ve tane büyüklüğüdür. Buna karar verirken balıkların doğal ortamlarında bulunan kumun özelliklerini bilmemiz gerekir. Bilemiyorsak bile genellikle balıkların rengine yakın renklerdek kumları tercih etmek doğru olur. Kum büyüklüğüne karar verirken de, balıkların doğal ihtiyaçlarını bilmek gerekir. Yine genel bir yaklaşım olarak balıkların vücut büyüklüğüne göre karar verilebilir.

 

Taban malzemesini akvaryum boşken yerleştirilmeli ve daha sonra 10-15 cm yüksekliğinde su konularak kum, elle düzeltilmelidir. Kum, akvaryumun arkasında daha yüksek, önünde daha alçak olmalıdır.

 

Ne kadar yıkanırsa yıkansın, su konulduktan sonra mutlaka biraz bulanıklık oluşacaktır. Bu, canınızı sıkmanız gereken bir konu değildir. Zamanla suda asılı olan tanecikler zemine oturacaktır.

 

Uygun bir taban malzemesi seçmek hem akvaryumseverin işini kolaylaştıracaktır hem de balıkların daha doğru koşullarda yaşamasını sağlayacaktır.

 

Dekor Malzemesi

 

Akvaryumun dekoruna karar verirken daha çok balıkların ihtiyaçlarını gözönünde bulundurmalıyız. Balığınız geniş yüzme alanlarına ihtiyaç duyabilir ya da yoğun bitkilendirilmiş ve kütüklerle süslenmiş bir akvaryumu tercih ediyor olabilir. Bu sebeple balığın yaşadığı doğal ortam ile ilgili genel bilgileri biliyor olmamız gerekir. Ayrıca, unutmamalıyız ki akvaryum tasarımında kullanılacak olan kütük, kaya gibi malzemeler de su kimyasını etkiler. Bu açıdan da balıkların doğal ortamı konusunda bilgi sahibi olmak önemlidir.

 

Akvaryumda kullanılacak kayaların, suyun pH ve KH değerlerine etkisi olup olmadığını öğrenmek için kayanın üzerine asit içerikli bir sıvı dökülerek köpürme olup olmadığına bakılabilir. Köpürme varsa o kaya suyun pH ve KH değerlerini yükseltecektir. Kullanılacak kütükler ise etkisi az bile olsa pH değerini düşürme eğilimindedir. Bu yüzden yüksek pH değerlerinde yaşayan balıkların akvaryumlarında kullanılmaları yanlış olur.

 

Genelde tüm balıklar arasıra saklanıp dinlenecekleri mağra gibi sığınaklara ihtiyç duyarlar. Hatta pek çoğu için üreme bölgeleri de bu tip bölgeler olur. O yüzden balıkların sayısını da gözönünde bulundurarak bu tip sığınakları hazırlamak gerekir.

 

Akvaryum tasarımının önemli parçalarından olan bitkiler kullanılacaksa, bitkilerin büyüdüklerinde ulaşacakları şekil ve boy gözönünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, bitkileri, akvaryumda bir zıtlık yaratmak için gruplayarak dikmek iyi sonuçlar verebilir. Bunun yanında doğal oramındabitkiler bulunmayan veya bitkilere zarar verebilecek balıklarla bitkileri aynı ortamda tutmak yanlış olur.

 

Bitkileri dikerken, akvaryumda 15-20 cm yüksekliğinde su olmasına dikkat edilmesi gerekir. Yoksa dikme işleminden sonra bitkinin gövdesi kendi ağırlığını taşıyamayacak ve kırılacaktır.

 

Bitkiyi diktikten sonra kum dışında kalan köklerin özenle kumun altına itilmesi gerekir.

 

Filtrasyon Seçimi

 

Akvaryumda kullanılacak filtrasyon sistemini seçerken akvaryumun büyüklüğü ve biyolojik yükü gözönünde bulundurulmalıdır. Seçilecek filtrenin bir saatte içinden geçirdiği su hacminin akvaryum hacminin yaklaşık 3 katı olması önerilir. Bu değer yaklaşık olarak verilmiştir ve akvaryumsever, biyolojik yüke göre daha azına ya da daha fazlasına ihtiyaç olduğuna kanaat getirebilir.

 

Akvaryumdaki en önemli filtrasyon, biyolojik filtrasyondur. Biyolojik filtrasyon, balıklar tarafından üretilen amonyağın, bakteriler tarafından önce nitrite daha sonra nitrata çevrilmesini içerir. Akvaryum hobisinde bu kadar önemli rol oynayan bu bakterilerin oluşabilmesi için tek ihtiyaç duyulan şey zamandır. Ancak bu bakteriler oluşup belirli bir sayıya geldiklerinde akvaryum suyundaki amonyum miktarı azalmaya başlar. Bu aşama akvaryum canlıları için en kritik dönemlerden biridir. Çünkü amonyum balıklar için çok zehirli bir bileşiktir ve yararlı bakterilerin olmadığı bir akvaryumda balıklar bu bileşiğe karşı savunmasızdır.   Bu yüzden, bu dönem boyunca akvaryumda balık bulundurmamak en güvenli yol olacaktır. Akvaryum kurulup suyu doldurulduktan sonra filtreyi çalıştırıp her gün boş akvaryuma çok az miktarda yem atarak oluşmakta olan bakterilere besin sağlamış olursunuz. 2-3 hafta sonra yararlı bakteriler oluşur ve balıklarınızı güvenle akvaryuma koyabilirsiniz.

 

Gerek akvaryumun kurulumunda gerekse daha sonraki bakımlarında dikkat edilmesi gereken nokta, yararlı bakterilerin de birer canlı olduğu ve onları kötü etkileyecek davranışlardan kaçınılması gerektiğidir. Bu bakteriler oksijenli ortamda yaşarlar ve fitrenin içinden geçen suda çözünmüş oksijen gazını kullanırlar. İçinde yararlı bakterileri barındıran bir filtre 3-4 saat boyunca çalışmazsa bu bakteriler ölmeye başlar. Dolayısıyla akvaryum filtresi 24 saat boyunca çalışmalıdır.

 

Isıtıcı Seçimi

 

Akvaryumlarda beslediğimiz balıkların çoğunluğu tropikal sularda yaşayan balıklardır. Dolayısıyla genellikle ısıtıcı kullanmamız gerekir. Isıtıcılar güçlerine göre sınıflandırılır ve 50W, 100W, 200W, 300W gibi alternatifleri vardır. Akvaryumdaki su hacmine uygun bir ısıtıcı seçmek gerekir. Basitce, 100 litrenin altıdaki akvaryumlara 100W, 250 litreye kadar olan akvaryumlarda 200W, daha büyük akvaryumlarda da 300W gücünde ısıtıcı önerilebilir. Eğer ileride akvaryumunuzu büyükmeyi planlıyorsanız daha kapasiteli bir ısıtıcıyla başlamak daha doğru olur. Sonuçta her tercih dönüp dolaşıp cihazların fiyat etiketlerine gelir. Belki de sadece ısıtıcılar konusunda akvaristler şanslıdır, çünkü 100W’lık bir ısıtıcıyla 300W’lık bir ısıtıcı arasındaki fiyat farkı çok azdır. Akvaryumunuza sığıp sığmadığını kontrol ettikten sonra, gereğinden daha büyük bir ısıtıcı seçmenizin kimseye bir zararı yoktur.

 

Isıtıcıyı seçerken kalitesine güvenmediğiniz markalardan şiddetle kaçının. Çünkü, kalitesiz bir filtre ya da akvaryum su kaçırırsa en fazla balıklarınızın hayatı tehlikeye girer ama su izolasyonu iyi yapılmamış bir ısıtıcı akvaryumseverin hayatını tehlikeye sokabilir. Bu yüzden ısıtıcı satın alırken özellikle dikkatli olun.

 

Aydınlatma

 

Aydınlatma akvaryumun önemli bileşenlerinden biridir. Bu önemli bileşen için kaar verirken de balıkların doğal ortamlarını gözönünde bulundurmalıyız. Çok yüksek ışık balıkları rahatsız edebilir ve doğal davranışlarını bozabilir. Az ışık ta balıklar için doğal olmadığı gibi, bu durum akvaryumsever için de keyifli olmaz. Öyleyse ideal aydınlatma değerini yakalamamız gerekir.

 

Akvaryum aydınlatmasında kullanılabilecek pek çok ampül türü olsa da, açık arayla en fazla kullanılan ve en ekonomik aydınlatma tipi florosanlardır. Çünkü florosanlar harcadıkları enerjiye göre yüksek verimli aydınlatma sunarlar. Bu sebeple akvaryum hobisinde yeni olan bir kişinin de yönlenmesi gereken seçenek budur.

 

Kullanılacak florosanları seçerken, ampülün rengine dikkat etmek gerekir. Florosanların üzerinde yazan Kelvin derecesi o florosanın rengini belirler. Normal, güneşli bir günde güneşin yaydığı ışık yaklaşık 5400K civarındadır. İnsan gözü bu ışığa göre evrim geçirmiştir ve estetik olarak akvaryumda da bu rengi arar.  Bu sebepten dolayı yapılacak aydınlatmada 5400K’lik florosanlar tercih edilebilir. Bunun yanında balıkların ve bitkilerin ihtiyaçlarını karşılamak içinde spektrumu bitki gelişimine uygun olan ya da balık renklerini daha belirgin göstermeye yönelik florosanların eklenmesinde de fayda vardır.

 

Akvaryum kurulumunun önemli aşamalarını bu şekilde özetleyebiliriz. Unutulmamalıdır ki kötü bir kurulumla başarıya ulaşma şansı çok düşüktür. Her akvaryumsever, akvaryum kurulumuna gereken özeni göstermelidir.

Hissiyatınızı paylaşın:

%d blogcu bunu beğendi: